Neden Su Arıtma

Neden su arıtma cihazlarını tercih etmeliyiz?
Musluk (şebeke) suları:
·         Musluk (şehir şebeke) sularının içme suyu amaçla kullanımında herkesin kafasında ciddi soru işaretleri vardır. Pek çok insan bırakın içmeyi veya yemeklerinde kullanmayı, dişlerini fırçalarken veya banyoda duş alırken dahi musluk suyu kullanmak istemiyorlar. Sanayileşme sonrası kirlenen akarsu ve yer altı sularının merkezlerde toplanarak, filtrasyon ve dezenfeksiyona (en ucuz yöntem olarak klorlamaya) tabi tutularak ne kadar sağlıklı arıtılabildiği tartışılır olmakla beraber kullanılan klorun da insan sağlığına zararları saymakla bitmiyor. Bir başka problem ise kaynağında arıtılan suların evlere ve musluklara ulaştırılma esnasında, yıllardır kullanılan eski, yıpranmış, boru ve depolardan toprak, pas, kir, parazit, mikrop, virüs gibi yabancı maddeler de suyunuza bulaşabiliyor.


Musluk sularını kullanmaktan kaçınan birçok insan da ambalajlı içme sularını yani damacana ve pet şişeleri tercih ediyorlar:
 
·         Bu suların kaynaklarının temizliği ve kontrolü hakkında yayınlanan yüzlerce haber bulunmakta, Sağlık Bakanlığı da yaptığı denetimlerde pek çok uygunsuz firmayı teşhir etmektedir.
 
·         Kaynağında temiz ve sağlıklı olduğunu varsaysak bile maalesef bu sular bardağımıza gelinceye kadar, tıpkı şebeke sularında olduğu gibi bir kirlenme sürecine maruz kalıyorlar. Özellikle defalarca kullanılan damacanaların kaç defa kullanıldığı ve nasıl temizlendiği konusu çok endişe verici olabiliyor. Temizlemede kullanılan kimyasal maddelerin ne olduğu ve kadar durulanabildiği, günlerce hatta haftalarca damacanalarda bekleyen suyun ısı ve ışıktan etkilenerek plastikle etkileşimi, kullanılan plastiğin yapısındaki kanserojen madde (BPA),  kullanılan pompaların tam bir mikrop yuvası olabilmesi ve çok sık temizlenmesi gerektiğini, damacanalardaki olumsuzluklar olarak sayabiliriz.
 
·         Plastik PET şişe hammaddesinde bulunan kimyasallar ve dioksinler; sıcak su, sıvı ve asit içeriklerle temas ettiklerinde şişe veya kabın içinde bulunan su, yemek, gıda, içeceğe geçiyor. Bunlar endokrin bozuculardır ve hormonal dengemizi bozucu etki gösteriyorlar. Aynı zamanda pet şişelerin içerisinde bulunabilen BHT (Butylated Hydroxytoluene) maddesinin kan ve karaciğerde toksik üretimine sebep olarak iç organlara zarar verebileceği biliniyor.   İnsan sağlığına direkt etkilerinin yanı sıra doğaya da verdikleri zararlar oldukça yüksek ve düzeltilmesi güç düzeydedir. Milyonlarca ton plastik şişe üretiyoruz, yüzlerce yıl doğadan temizleyemiyoruz.
 
·         Ambalajlı suları temin etmesi ve evlerde saklaması da ayrı bir zorluk. Sürekli marketlerden eve su taşımaktan usanmışızdır, aldıklarımızı evde nereye koyacağımız ayrı bir dert olmuştur. Siparişle bile getirdiğimiz suları sürekli takip etmesi, yine su bitmiş, sipariş saati geçmiş sıkıntıları da insanı bunaltabilmektedir.
 
·         Ambalajlı sular maalesef ekonomik olmayıp birçok insanın bütçesinde önemli yer tutuyor.. Bu durumda çay, kahve, yemek ve çorba yaparken, meyve ve sebzelerini yıkarken şebeke suyu kullanmak zorunda kalıyorlar.  Sadece Kaynağında değil, bardağınızda da temiz su” istiyorsanız bunun tek yolu,  suyunuzu kullanım yerinize en yakın yerde arıtarak, sağlıklı, temiz ve taze içme suyunuzu kendiniz üretmenizdir. Günümüzde en güvenilir arıtma yöntemi olarak bilinen ters osmos sistemi en kapsamlı filtrasyon olup, sudaki tanecikleri, ağır metalleri, kötü tat ve kokuları ve mikro organizmaları bile (bakteri, virüs vb.) mükemmel şekilde ayrıştırır. Ambalajlı sulara göre çok ekonomiktir, çok pratiktir, dilediğiniz zaman, dilediğiniz miktarda, sağlıklı suya anında ulaşabilirsiniz. Çevre dostudur, enerji sarfiyatı yoktur, kimyasal bir işlem yoktur.
 
 Bu tip ters osmos cihazlarının sudaki her şeyi arıttığı ve minerallerden yoksun bıraktığı konusunda pek çoğumuzun kafasında bir endişe bulunmaktadır. İçme suyunun faydalı mineraller bakımından zengin olması elbette arzu edilen bir durum olmakla birlikte, içme suları mineral içerikleri ve miktarları açısından, vücudumuz için bir mineral kaynağı olmaktan çok uzaktır. Basitçe anlatmak gerekirse vücudumuzun ihtiyacı olan ve içme sularından temin edebileceği önemli dört mineral için;
 
1.       Potasyum ihtiyacı günlük 2000mg olup piyasadaki içme sularında ortalama bulunan miktar 0,16 mg/lt dir. Günlük ihtiyacımızı karşılayabilmek için 62,500 bardak su içmemiz gereklidir.
 
2.       Kalsiyum ihtiyacı günlük 1100mg olup piyasadaki içme sularında ortalama bulunan miktar  30 mg/lt dir. Günlük ihtiyacımızı karşılayabilmek için 185 bardak su içmemiz gereklidir.
 
3.       Magnezyum ihtiyacı günlük 350mg olup piyasadaki içme sularında ortalama bulunan miktar 5,25 mg/lt dir. Günlük ihtiyacımızı karşılayabilmek için 334 bardak su içmemiz gereklidir.
 
4.       Florür ihtiyacı günlük 3,5mg olup piyasadaki içme sularında ortalama bulunan miktar 0,06 mg/lt dir. Günlük ihtiyacımızı karşılayabilmek için 313 bardak su içmemiz gereklidir.
Görüldüğü gibi içme sularının mineral miktarları göz ardı edilecek kadar küçüktür. Kaldı ki su arıtma cihazlarında, ihtiyacınıza göre ilave mineral ve alkali filtreler kullanarak suyunuzu daha zenginleştirmek ve PH değerlerini yükseltmek de mümkün olabilmektedir.


Bütün bu açıklamalardan sonra bir su arıtma cihazı kiralamaya karar verdiyseniz bizi arayın ve fırsatlarımızdan hemen  faydalanmaya başlayın.



Bu kategoride ürün bulunamadı.